Çıkış var mı?

Gerekirse iğneyle kuyu kazarak işçi sınıfı iktidarı hedefine doğru ilerleyeceğiz…

Türkiye bir çıkmaza girdi. İktidarı gasp etmiş bir örgütlenme ile karşı karşıyayız. 7 Haziran 2016 seçimlerinde yenildiler, ülkenin dört yanında bombalar patlamaya başladı; hükümet kurma görevini AKP dışında bir partiye vermediler, seçimleri tekrar ettiler ve şaibeli 1 Kasım seçimiyle iktidarda kaldılar. Yine hileli bir referandumla ‘başkanlık’ sistemini getirdiler. Darbe girişimini bahane yapıp ‘padişahlık’ gibi bir rejim kurdular.

Tepeden tırnağa kendilerine bağladıkları devletin gücünü kullanıyorlar. Yandaşlarını örgütlüyorlar. Silahlı gruplar kuruyorlar. Bir menfaat çarkı yarattılar. Halkın çoğunluğunu baskı altına alarak, o menfaat çarkını sürdürüyorlar. Dini kullanarak, dindar insanların gözünü boyuyorlar ama çikolata kutuları içinde dolaştırılan rüşvet paralarıyla kendilerine muazzam bir servet yarattılar.

Emekçiler ağır sömürü altında. Genç işsizliği hiç olmadığı kadar büyük oranlara ulaştı. Gençler kendini çaresiz hissediyor. Yozlaşma yayılıyor. Uyuşturucu, fuhuş, hırsızlık, gasp, cinayet, Türkiye tarihinin en üst seviyelerine ulaştı…

Bu durumdan ‘normal’ yollarla çıkmamız mümkün değil. Yani iktidarı gasp etmiş olan menfaat örgütlenmesinin seçimlerle başımızdan gitmeyeceği ortada. Her seçime türlü hileler karıştırıyorlar, yetmediği zaman devletin de imkanlarını kullanarak, zorbalığı devreye sokuyorlar. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlık referandumu gecesi ‘silahlı gruplar’dan korkarak YSK’ya bile gidemediğini hatırlayalım.

Çıkış sadece ve sadece işçi sınıfının ellerindedir. Hırsızların ve AKP devrinde servetlerini kat kat artıran patronların karşısına ancak örgütlü işçiler dikilebilir. ‘Metal Fırtına’yı hatırlayın! Patronların dizleri titremişti. Herkese heyheylenen Tayyip Erdoğan hiç sesini çıkaramadı.

Son olarak ocaktan çıkmama eylemi yapan Zonguldaklı madencileri hatırlayın! İki gün içinde iktidara geri adım attırdılar.

Bunlar sarı sendikacılara, inanılmaz baskılara rağmen gerçekleşti. Örgütlülüğün tüm işçi sınıfına yayıldığını, sendikaların temizlenip ayağa kalktığını, işçi sınıfının kendi partisini yarattığını düşünün… Her değeri üreten, yaratan emekçiler, ülkenin geleceğini pekala belirleyebilir. Memleketi ve dünyayı ancak örgütlenmiş işçi sınıfı kurtarabilir.

İşçi Sözü bu büyük davaya katkıda bulunmak için yayınlanıyor. Gerekirse iğneyle kuyu kazarak işçi sınıfı iktidarı hedefine doğru ilerleyeceğiz.

Belki İlginizi Çeker

0 yorum