Sudan’da ayaklanma!

Sudan halkı Ömer El Beşir’in katliamcı iktidarına karşı ülkenin dört bir yanında ayaklanıyor. 150’nin üstünde yerleşim yerinde yüzlerce kişi devlet tarafından öldürüldü.

Dünya genelinde Devlet Başkanı Ömer El Beşir’e karşı harekete geçelim!

Beşir ve rejimi gitmeli! Katliama son! Sendikalar ve toplumsal hareketler bu mücadeleyi desteklemeli!

Martin Ralph – International Socialist League (Uluslararası Sosyalist Birlik / UİB-DE Britanya örgütü)

Sudan halkı Ömer El Beşir’in katliamcı iktidarına karşı ülkenin dört bir yanında ayaklanıyor. Yüzlerce insan 150’nin üstünde yerleşim yerinde ordu, keskin nişancılar ve Beşir’in RSF (Rapid Support Forces / Acil Destek Kuvvetleri) adı altında örgütlenen milis eşkıyalarınca öldürüldü. Öldürülenler, Darfur, Mavi Dağlar, Kardafan ve Mavi Nil’in dahil olduğu bölgelerde gerçekleşen gösterilere katılmıştı.

İlk protesto gösterileri 19 Aralık’ta, ülkenin doğusundaki Atbara şehrinde üçe katlanan ekmek fiyatları ve sürekli artan akaryakıt ücretlerine karşı ortaya çıktı ve binlerce insanın sokaklara dökülmesiyle ülke geneline yayıldı. Bütün gün süren ekmek kuyruklarında bekleyen halk, ne ekmeğe ne de benzine ulaşabiliyor.

Sudan’da altı çocuklu ve tek kişinin çalıştığı bir ailenin ortalama aylık geliri 1000 Sudan Paundu’nu ancak buluyor. Ne var ki, bu gelir ekmeğin 3 Paund, otobüs biletinin 15 Paund olduğu ülkede bir aileye bir hafta bile yetmiyor, “normal” bir maaş bir ailenin hayatta kalma sınırına yaklaşmıyor bile.

BASKI

Devlet, 20 Aralık’tan beri okulları, kolejleri ve üniversiteleri kapalı tutuyor ve Hartum şehrinde bazılarını da koluk güçlerini harekete geçirerek kuşatma altına aldı. 28 Aralık’ta baskın ve gözaltılar yaşandı. Tutuklananlar işkence gördü ve Mossad ajanı olduklarını söylemeye zorlandı. Fakat bu tarz kirli oyunlar mücadeleyi durduramıyor.

İnternet kapalı tutuluyor ve hatta insanların bir araya gelmesini engellemek isteyen ordu, bir düğüne bile müdahale etti.

İngiliz gazetesi Guardian 30 Aralık tarihinde şöyle yazdı:

“2018’in ilk dört ayını gözaltında geçiren sivil toplum mensubu Amjed Farid, ülke bütçesinin 3’te 2’sinin “güvenlik ve bağımsızlık” harcamalarına, yüzde 5’inden azının ise sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlerin toplamına gittiğini belirtti. “Ekonomik krizin kendisi siyasi nitelikli. Sebebi ise rejimin tepesindekilerin kötü idareciliği ve yozlaşmışlığı.” Söyledikleri, günlerini sokaklarda geçiren göstericilerin dertlerini yansıtıyor.”

Beşir, Sudan’ın varlıklarını satıyor, Katar’a satılan ulusal havayolu bunlardan biri. Devlet, halktan ve kamu hizmetlerinden elde ettiği paraları, halkı bastırmak ve öldürmek için Suudi Arabistan ve Çin gibi ülkelerden silah alımına harcıyor. Rejim, ayrıca, Avrupa Birliği’nden de tecrit kampları kurmak için para yardımı aldı, ki bu paraların çoğu da “güvenliğe” yani kendi halkına karşı kullanılan silahlara gitti.

AYAKLANMA SÜRÜYOR

Protestolar başkent Hartum, Atbara, Port Sudan ve Madani’de devam etti. Ayrılmış Güney Sudan’ın başkenti Yuba’da bile göçmen kamplarında büyük gösteriler oluyor. Devlet Başkanı’nın doğum yerine yakın Atbara şehrinde de ordu 100 kişiyi tutukladı.

Başlıca talep, Beşir’in ve hükümetinin gitmesi. Bunun sebebi, Sudanlı insan hakları avukatı ve eylemci Hansaa Al Kaarib’in sözleriyle, “30 yıl boyunca Sudan halkının Beşir’den gördüğü şey: Ölüm, ölüm, ölüm ve daha fazla ölüm.”

Bu aralar düğünlerde de söylenen yaygın bir şarkının bir kısmı şöyle:

“Ülkenin eşit olmasına ihtiyacımız var

Yeni bir Sudan’ın demokratik olmasına ihtiyacımız var

Ücretsiz eğitime ihtiyacımız var

Ücretsiz sağlığa ihtiyacımız var

Yeni bir altyapı sistemine ihtiyacımız var

Beşir, seni artık istemiyoruz”

BEŞİR’İN ULUSLARARASI DESTEKÇİLERİ

Afrika’nın üçüncü büyük ülkesi olan Sudan, halkını doyurabilecek ve ekonomisini geliştirebilecek büyük kaynaklara sahipken, Beşir ve onun uluslararası destekçileri Sudan’ı mahvetti.

Geçen yıl Ekim ayında ABD, terörle ilgili endişelerini göz önüne alarak Sudan’a uyguladığı yaptırımları kaldıracağını duyurdu. Senenin başında Suudi Arabistan, Sudan’la, Yemen’de arka çıktığı hükümete askeri destek vermesi karşılığında 5 yıllık bir benzin anlaşması yaptı. İngiltere’nin Muhafazakar hükümeti de son iki yıl içinde Beşir’le ticari ilişkileri geliştirmek için dönemin dışişleri bakanı Boris Johnson da dahil olmak üzere Sudan’a temsilciler gönderdi.

Yani, Sudan’daki katliamlardan ABD yanı sıra Suudi Arabistan’a silah satan ve askeri destek veren İngiltere ve Fransa hükümetleri de sorumlu. Beşir’in Suudi Arabistan’la anlaşması Batı’da hiçbir hükümetin onun rejimi konusunda herhangi bir yanılsamaya düşemeyeceği anlamına gelir. ABD, İngiltere ve Fransa, Suudi devletine silah satmakta ve Yemen’deki katliamlarda da işlerine yarayacak askeri danışmanlar göndermektedir.

Onlar tüm bunları yaparken Beşir’in ele geçirilmesi ve katliamlarla suçlandığı Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne götürülmesi konusunda hiçbir şey yapılmamaktadır. Beşir’in son seyahatlerinden biri, son zamanlarda ekonomik ilişkilerinin geliştiği Rusya’nın bir uçağıyla gittiği Suriye’de Esad ile oldu.

ULUSLARARASI DAYANIŞMA EYLEMİ

Sudan’da tüm ülkeye yayılan ayaklanma, dünya genelinde çeşitli gösterilerle destekleniyor: İngiltere’de Londra, Cardiff, Manchester, Liverpool ve Leicester; Fransa’da Paris, Lyon ve Marseille’de ve ayrıca Hollanda, Norveç ve ABD’nin New York kentinde destek gösterileri gerçekleşti.

Sudan ayaklanmasını ve İngiltere’deki Sudanlı göçmenleri dayanışma eylemlerimizle destekliyoruz. Tüm işçi sendikalarına ve adalet için mücadele eden kitle örgütlerine, Sudan hükümetine karşı yürütülen eylemlere destek olmaları için çağrıda bulunuyoruz.

Birçok başka ülkede yaşamak zorunda kalan sayısız göçmen de dahil olmak üzere Ömer El Beşir ve rejiminden kurtulmakta kararlı milyonlarca Sudanlıyı selamlıyoruz. Bu makaledeki bilgileri bizimle paylaşan isyancılara ve göçmenlere teşekkür ediyoruz.

İngiltere’deki (ve de dünyadaki) işçi sendikaları ve toplumsal hareketlere Sudan ayaklanmasıyla dayanışma çağrısında bulunuyoruz:

– Gösterileri destekleyin.

– Sudan’la tüm kamusal/özel ticareti ve yardımı sonlandırın. (Yardımlar silah alımlarına harcanıyor.)

– Suudi Arabistan’a tüm silah satışlarını ve hükümet düşene kadar Sudan’la olan tüm ticareti sonlandırın.

– Sudan hükümetinin tecrit kamplarını fonlayacak milyonlarca poundu da kapsayan AB’nin ‘göçmen çözümü’ planını durdurun.

– Ömer El Beşir Uluslararası Mahkeme’de yargılanmalıdır.

Belki İlginizi Çeker

0 yorum